Nisan 2026 tarihli PİAR Araştırma’nın son siyasi gündem araştırması, Türkiye’deki seçmen davranışlarında önemli bir değişimi gözler önüne serdi. 26 ilde 2,440 kişiyle yapılan bu çalışma, iktidar partisi AKP’nin kendi seçmenleri arasında mevcut politikalara karşı artan bir hoşnutsuzluk olduğunu göstermekte.
Araştırma verilerine göre, hükümetin ekonomi ve yönetim anlayışında köklü reformlara gitmemesi halinde, her beş AKP seçmeninden biri oyunu değiştirmeyi veya seçime katılmamayı düşünüyor.
Kendi Seçmeninin Yüzde 21’i “Oy Vermem” Dedi Yapılan ankette, AKP seçmenine yöneltilen “Mevcut politikalar değiştirilmeden seçime gidilirse oy verir misiniz?” sorusu, partinin çekirdek kitlesinde yaşanan çözülmeyi ortaya koydu. Katılımcıların %64,8’i partilerinin mevcut duruşunu her koşulda destekleyeceğini belirtirken, %21,3’lük önemli bir kesim “Politikalar değişmezse oy vermem” diyerek ciddi bir uyarıda bulundu. Kararsız olduğunu ifade eden %13,9’luk kitle de göz önüne alındığında, iktidar partisi için seçimdeki risk oranının giderek arttığı görülüyor.
CHP Seçmeni İkna Olmuş Muhalefet tarafında ise tablo daha sağlam bir yapıya sahip. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçmeninin mevcut politikalara desteği, iktidar bloğuna göre oldukça yüksek. Anket sonuçlarına göre, “Bugün seçim olsa CHP’ye oy veririm” diyenlerin %90,2’si, partinin mevcut politikaları değişmese bile desteklerini sürdüreceklerini belirtti. CHP tabanında politika değişikliği talep edenlerin oranı ise yalnızca %5,8’de kalarak, ana muhalefet partisinin seçmenini bir arada tutma konusunda daha başarılı bir performans sergilediğini gösteriyor.
Dengeler Kalıcı Olarak Değişebilir Yüzde 1,98 hata payı ile açıklanan bu araştırma, 2026 yılı itibarıyla seçmenlerin yalnızca ideolojik bağlılıkla hareket etmediğini, somut politikaların ve sonuçların etkisi altında kaldığını ortaya koyuyor. Analistler, AKP tabanındaki %21,3’lük “şartlı destek” grubunun sandığa küsmeleri veya farklı bir tercih belirlemeleri durumunda, siyasi dengelerin köklü bir şekilde değişebileceği uyarısında bulunuyor. Siyasi gündem, şimdi iktidarın bu kritik duruma nasıl bir yanıt vereceğine odaklanmış durumda.