Konaklama işkolunda emekçiler günde 15 saat haftada 7 gün çalışmak zorunda kalıyor: Turizmde kölelik yerleşti

Günde altı gün çalışmanın ardından en az 24 saat haftalık izin kullandırma koşulunun, turizm sektörüne özel olarak “esnetilmesinin” üzerinden bir yıl geçti. Çalışanların iznini 11. güne sarkıtmaya imkân tanıyan düzenlemeyle haftalık izin hakkının fiilen ortadan kalktığı bu son bir yıl, turizmde kölelik sisteminin yerleşeceği yönündeki tepkileri haklı çıkardı.

Konaklama ve eğlence işkolunu temsil eden sendikacıların sahadan aktardığı sorunlar; “kaliteli, zengin ve güler yüzlü hizmette bir numara” olmakla övünen bu sektörlerin perde arkasına ilişkin soru işaretleri doğuruyor. Yaz sezonunun en yoğun zamanında emekçiler ağır çalışma temposu, güvencesizlik, kötü barınma koşulları ve mobbing ile karşı karşı olduklarını belirtiyor.

Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası Akdeniz Bölge Şube Başkanı Mustafa Ulutaş, toplusözleşme yetkisine sahip oldukları işletmelerde önemli kazanımlarının olduğunu ve hak gasplarının önüne geçtiklerini belirtse de Türkiye’de konaklama ve eğlence işkolunda sendikalaşma oranının yüzde 4 bile olmadığını hatırlattı. Ulutaş, “Örgütlü olmayan yerlerde sorunlar çok. İşletmeler sendikal faaliyetlere karşı büyük baskı uyguluyor ve bizim kazanımlarımızı gördükçe git gide sertleştiler. Çalışması yapmak istediğimiz yerde bir sürü patron ve patron yanlısı var ve baş etmek çok zor” diye konuştu.

Dev Turizm-İş Sendikası Genel Sekreteri Gökhan Aslan, çoğunlukla açlık sınırı altında kalan ücretlerin aylarca geciktirildiğini söyledi, “Patronlar denetimsizlik ve cezasızlık politikalarının rahatlığıyla ücretlere göz dikmekten geri durmuyor” dedi. Ağır yorgunluk ve hastalıklarla mücadele eden işçilerin performans baskısıyla sürekli bir yetersizlik, değersizlik hissine sürüklediğini vurgulayan Aslan, “İnsanların dinlenmek ve nefes almak için geldikleri yerlerde onlara hizmet veren işçilerin dinlenme yeri bile yok, nefes almadan çalışıyorlar” dedi.

MESEM’LİLER KURTARICI

Sendikaya aktarılan deneyimlerden bazıları şöyle:

– Bursa’da lüks bir otelin aşçısı, az sayıda kalifiye eleman dışında çoğunlukla MESEM’liler, stajyer öğrenciler ve gündelik çalışan genç işçilerin son derece düşük ücretlerle kayıt dışı çalıştırıldığını; ağır baskı ile ne iş olsa yaptırıldığını bildirdi.

– Bodrum’da lüks otelde mevsimlik garson, “Otel lüks ama işçi odaları konserve kutusu gibi, çok sıcak ve havasız. 12 metrekare odada 5 kişi kalıyor. Görev tanımı yok. Sigorta var ama 11 saatlik yasal sınırın ötesindeki çalışma kayıt dışı” dedi.

– İzmir’de lüks restoran çalışanı, salon şefliğinden alınıp yük taşımadan temizliğe ilgisiz işler yüklendiğini, ağır psikolojik baskıya maruz bırakıldığını paylaştı. Mobbingin kanıtlanması güç olduğu için mahkemeye başvurmayan işçi psikolojik hasarlar nedeniyle geceleri uyuyamadığını, bedensel sorunların da başladığı aktardı.

“Seferberlik halindeyiz ama bu işkolu çok büyük ve birçok alana dağılmış bir işçi kitlesini kapsıyor. Bu dağınık yapı dezavantaj doğuruyor” diyen Aslan, turizmde şiddet, taciz ve mobbing sorunlarının diğer işkollarına kıyasla çok daha yoğun yaşandığına; işçi sirkülasyonunun fazla olmasının da etkisiyle mobbingin işin doğası olarak kanıksandığına dikkat çekti.

Sendika mayıs ayında “Mobbing, Taciz ve Şiddete Karşı Güvenli İşyerleri ve İnsan Onuruna Yakışır Çalışma Koşulları Kampanyası” başlatmıştı. Bu kapsamda “müşteri her zaman haklıdır” yaklaşımının, işçilerin maruz kaldığı taciz ve şiddetin üstünün örtülmesine yol açtığına dikkat çekiliyor. İletişim masaları açarak bilinçlenme ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan sendika, işyerlerine “mobbing, taciz ve şiddete karşı sıfır tolerans” taahhütnameleri imzalatarak asmayı hedefliyor.

The post Konaklama işkolunda emekçiler günde 15 saat haftada 7 gün çalışmak zorunda kalıyor: Turizmde kölelik yerleşti first appeared on Kilis Egitim.

Author: Mehmet Aydın